Ecz. Kayhan Dizdaroğlu

3 dakikada oku

İki soru farkla Eczacılık
“2001 mezunuyum, ama eczane eczacılığını 2011’den beri yapıyorum. Üniversitede diş hekimliği ve eczacılık dışında başka bir bölüm tercihi yapmadım. Matematikte iki soruyu yapamayınca, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği’ni kaçırdım ve son tercihime girdim. Günlerce ağladım. “Eczacılığı nasıl kazandım?” diye. (Kahkahalar) 18 yıldır ağlamaya devam ediyorum.”

Eczane eczacılığından önce…
“Sekiz senedir eczane eczacılığı yapıyorum. Öncesinde hep firmalarla çalıştım. Ürün müdürlüğü, medikal müdürlük… Bu tür işlerle uğraştım. Çok da keyifliydi. Devam etmek niyetindeydim, ama arkadaşlar bu eczaneyi gösterdiler bana. “Bir süre sonra mutlaka eczane açacaksın zaten, bir an önce aç istersen.” dediler. Hâlâ firmalarda çalışmanın daha keyifli olduğunu düşünüyorum. Klinik araştırmalar yaparken daha sosyalsiniz. ‘Keşke eczane açmasaydım’ dediğim oluyor. Ama burada da daha işinize odaklısınız. Sabit hastalarınız olduğu için tatmin hissi kuvvetli.”

Eczaneyi döndürmenin sırrı
“Eczane açarken tecrübeli eczacılara danışmak lazım. Eczane açmak çok pahalı bir işlem. Eskiden çok düşük bütçelere açabiliyordunuz. Şimdi öyle değil. Hiç bilmediğiniz bir işe bodoslama dalıyorsunuz. Çok zor. Eczacılık Fakültesi’ni bitirip de eczane açan çocuk, direkt patron olarak başlıyor. Hayatta hiçbir şey bilmiyor oysa. Okuldan sonra böyle bir konuma geçince, sıkıntılar çıkabiliyor. Günde 10 saatinizi burada geçiriyorsunuz. Yükselebileceğiniz bir yer yok, egonuzu tatmin edebileceğiniz bir yer yok. Ya psikolojik destek almalı ya da diğer eczacıların tecrübelerinden yararlanmalı. Ben ilk 10 yılımı sektörde geçirdim. Firmalarda ürün müdürü, medikal müdür olarak çalıştım. Orada azar da işittim, baskıya da uğradım, mobbing de gördüm. Her şeye rağmen birinin altında çalışmak çok değerli bir tecrübe, bunu yaşamak gerekiyor. Eczane ise bambaşka. Burası sizin aile ortamınız gibi. Eczanenizi döndürmenin en büyük sırrı, buradaki huzur ortamını sağlamak.”

Hasta psikolojisi
“Nöbette uyuşturucu / ilaç bağımlıları geliyor bazen. Geçen gün bir tanesi iğne istedi, damardan iğne vuracak herhalde. ‘İğnem yok, beşlik var, acıtır.’ dedim. Adam çıktı gitti. İnsanları anlamak lazım. Buradaki arkadaşlara da söylüyorum. ‘Gelen kişi hasta. Restorana gelen adamı karşılamıyoruz. Kendiniz de hasta oluyorsunuz. Hasta olduğunuzda psikolojinizi düşünün. O adama da öyle davranın.’ diyorum. Madde bağımlısı olan birinin psikolojisini anlamak lazım. Birçok şizofren hastam da var mesela. Hiçbiriyle sıkıntı yaşamıyorum. Alttan almayı öğreniyorsunuz.” 

‘Doktora soramadık.’ diyorlar
“Onkoloji alanında çalıştım. Türkiye’de ilk 20’ye girecek onkolog ve hemotologlarla çalıştım. Onlardan öğrenebildiğim her şeyi öğrendim. Buraya hastalar gelir, laborutavar sonuçlarını gösterir. ‘Doktora soramadık.’ diyorlar. ‘Neden?’ diye soruyorum. ‘Kızar diye korktuk.’ diyorlar. Tabii ki muayene edemem, ama onkoloji çalışmam bana çok şey kattı. Bilmediklerimi araştırıyorum, kitaplar okuyorum, çünkü eğitim bitmez. Dediklerim çıktığında, doğal olarak hasta güveni artıyor. Örneğin doktor vitamin verdiyse, ben onu önceden söylemiş oluyorum. Çünkü babam da kanser hastasıydı. Kaybettik. Onun da tecrübesi var. Hasta yakını olmak bambaşka. Hasta yakınlarını da çok rahat anlayabiliyorum.”

Eczacının samimiyeti
“Doktora gittiğinizde, aynı doktoru belki iki-üç kere daha görebilirsiniz, sonra rastlamanız zor. Eczaneye haftada beş kez gelip, aynı eczacıyla konuşabilirsiniz. Onun samimiyeti var. Hastanın doktorlardan çekinme sebebi bu belki de.”

“Verdiğiniz ilaç çok işe yaradı.”
“Hastalara doğru bilgi verdiğim zaman, ‘Verdiğiniz ilaç çok işe yaradı.’ dedikleri zaman çok mutlu oluyorum. Gerçi ilacı doktor yazmış, övgüsü bize geliyor, ama olsun.” (Kahkahalar)

Fakülte akreditasyonu
“Türkiye’de 50 civarında eczacılık fakültesi var. Akreditasyon alan fakülte sayısı 12-13 galiba. Yapılması gereken şu: Eczane eczacıları sadece bu 13 fakülteden çıkmalı. Geri kalanlar teknik eczacı olarak sadece sanayide ya da belki hastanelerde çalışmalı. Bu konuda bir projem vardı. Bunu Marmara Üniversitesi ile görüşmüş, olumlu yanıt almıştım, ama ilerleyemedim. Bir ders vermek istedim, ‘Eczacılık fakültesinden mezun olunduğu zaman ne tür işler yapılabilir?’ sorusunu cevaplayan bir ders… Bildiklerimi anlatırım, konuklar da getiririm. Böyle düşüncelerim vardı. Bu çok ciddi bir eksiklik. Eczacılık’tan mezun olan herkes eczane açmayı planlıyor. Aslında eczacılığın eczane açmanın ötesinde bir şey olduğunu anlatmak lazım. Mesleğin saygınlığını öncelikle bizler kabul etmeliyiz, ancak sonra başkalarına anlatabiliriz. Her doktor gururlu. ‘Ben doktorum.’ deyince neredeyse bütün kapılar açılıyor. Ama ‘Eczacıyım.’ dediğinizde, ‘İyi, ne güzel.’ diyorlar. ‘Nasıl gidiyor işler?’ ‘Siz ürünleri bedava alıyorsunuz.’ Size söylenenler bunlar. Böyle bir algı var. İşin içine para giriyor nedense.”

Bir Eczacı Portresi’ne konuk olmak isteyen eczacılarımız, Canlı Destek alanından ekibimizle iletişime geçebilir.

Ecz. Makbule Demir

"Bize yarı doktor derlerdi, aslında biz tam eczacıyız."
selinfmz
1 dakikada oku

Ecz. Emin Olgun

"İyi bir eczacı olmak için; iyi bir iletişimci, personel yöneticisi, finans yöneticisi, stok takipçisi ve satışçı olmanız lazım."
selinfmz
2 dakikada oku

Ecz. Mehmet Murat Yılmaz

"Bir gece, Azrail gibi giyinmiş, eline orak almış, yüzüne poşet geçirmiş biri girdi içeriye. Siyah pelerinli filan."
farmazontr
2 dakikada oku

Bir yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.