Ecz. Emin Olgun

2 dakikada oku

İyi eczacıyı tanımlamak…
“İyi bir eczacı olmak için; iyi bir iletişimci, personel yöneticisi, finans yöneticisi, stok takipçisi ve satışçı olmanız lazım. En önemlisi de, mesleğinizi çok iyi bilmeniz lazım. İlaçları, hastalıkları, ilaç etkileşimlerini… Önceden ilaçlar eczanede yapılırdı. Şimdi hekimler o ilaçları yazmayı unuttukları için, artık majistral ilaç yapan eczacılara nadiren rastlıyoruz. Bana o türden gelen reçete sayısı günde en fazla iki-üç. Artık eczacılığın temeli değişti. Eğitimin de buna uyarlanması şart. Staj için gelen son sınıf öğrencileri, “çek” diye bir şeyi hayatlarında duymamış oluyorlar. Borcu, alacağı nasıl takip edeceklerini bilmiyorlar. Kârlılığın nasıl hesaplanacağını bilmiyorlar. Bunlar, ciddi sorunlar. Görünen o ki, fakülteler de bu konularda kendilerini yavaş yavaş revize ediyor. Ama yeterli değil.”

Anılar…
“Altı yaşlarında bir çocuk, babasıyla birlikte eczaneme geldi. Birçok kez doktora gitmiş. Kansızlık teşhisiyle göndermiş, sadece demir ilaçları vermişler. Geldiğinde sapsarıydı. 100 metre yürüdükten sonra “Yoruldum.” deyip oturuyormuş. Kan tahlilleri ve ileri tetkik yapılması için üniversite hastanesine yönlendirdim, çocuk lösemi çıktı. İstemediğimiz bir sonuç, ama en azından hekime gidip geldiği beş-altı aylık teşhissiz süreç daha fazla uzamadı. Gerçek bulguya ulaşılmasına yardımcı oldum. Bu, benim için mesleki bir kazanım. Bu hastam mutlaka ayda bir ziyarete gelir. Başka bir hastam gelir, bir de bakarım, bayramda bana kek yapmış. İstemesem de getirir. Çok farklı bir duygu.” 

Sabır faktörü
“Eczacılık, sürekli hastayla uğraştığınız bir meslek. Eğer hastayla uğraşmayı sevmiyorsanız, bu mesleği seçmemeniz lazım. Hasta dediğimiz, mutlaka problemleri olan ve bu problemlere sizin bir çözüm bulmanızı arzulayan kişi. Zevk için gelmez kimse size. Sabırla dinleyeceksiniz. Bunu yapamıyorsanız, sizin için eczacılık zor bir mesleğe dönüşür.”

“Hekimin reçetesi teklif niteliğindedir.”
“Türkiye’de eczacılığın tıbbi yönünün güçlendirilmesini arzu ederdim. Gelinen süreçte, eczacılar maalesef hastaya çok fazla zaman ayıramıyorlar. Bu mesleğin var olma gerekçelerinden birisi, hekimin reçetesinin kontrol noktası olmaktır. Diğer ülkelerde, hekimin reçetesi teklif niteliğindedir. Eczacı, bu teklifi hastanın özelliklerini ve diğer ilaçlarını göz önünde bulundurarak onaylar ve ona göre hizmet verir. Böyle bir fonksiyonu olmasa, eczacılık mesleğine gerek kalmaz. Türkiye’de hekimlerle karşılaştırılınca, eczacılar çok ciddi bir farmakoloji eğitimi alıyor, ama fakülteden sonra bu bilgiyi kullanmadıkları için köreliyorlar. Dolayısıyla eczacıların ilaç konusunda özgüvenleri yok. Bunun değişmesi gerek.” 

“Doğru mu yaptım?”
“Hayalim, hekim olmaktı. Sınavlara girdim, sonuçlar çıktı. Puanım, İstanbul’daki bir tıp fakültesine yetmiyordu. O dönemde Anadolu’daki bir tıp fakültesini de yazmak istemedim. Mutlaka İstanbul’da okumak istiyordum. Bunun üzerine eczacılık yazdım ve İstanbul’da eczacılık okudum. Başta “Doğru mu yaptım?” diye düşünürken, sonra baktım ki eczacılık çok güzel bir meslek.”

Eczanenin kaybettiği ürünler
“Kendi ürün grubumuz olan ıtriyat, elimizden gitti. Eskiden insanlar sabun, şampuan, krem almak istediklerinde eczanelere giderlerdi. Şimdi bu kalemlerin tamamı, başka bir kanala geçti. Zincir mağazalar kuruldu. Bunlar, eczacının elinden alınmış pastalar. Bunu önceden fark edip, meslek odaları aracılığıyla bir defans geliştirilebilirdi. Böyle bir yapı kurulmadı, çünkü o zamanlar eczacının kârlılığı iyiydi. “Varsın gitsin, çok da önemli değil.” diye düşünüldü ve eczacı bu kanalı kaybetmiş oldu. Bugün bazı meslektaşlarım, bu ürünleri satan eczaneleri marketleşmekle suçluyor. Oysa bunlar düne kadar zaten eczane ürünleriydi. Bunlar, eczaneden çalınmış ürünler. Kaybedilmiş de diyebilirsiniz.”

“Sohbetler sağlık sorunlarıyla başlar.”
“Eczacıysanız, bir ortama girdiğinizde insanlar hemen sağlık sorunlarını paylaşırlar. Sohbetler hep böyle başlar. Çünkü insanlar sağlık sisteminde rahat rahat danışabilecekleri uzmanlara ulaşamıyorlar. Bilgiye ihtiyaç var.”

Bir Eczacı Portresi’ne konuk olmak isteyen eczacılarımız, Canlı Destek alanından ekibimizle iletişime geçebilir.

Ecz. Makbule Demir

"Bize yarı doktor derlerdi, aslında biz tam eczacıyız."
selinfmz
1 dakikada oku

Ecz. Kayhan Dizdaroğlu

"Eczacılığın eczane açmanın ötesinde bir şey olduğunu anlatmak lazım."
selinfmz
3 dakikada oku

Ecz. Mehmet Murat Yılmaz

"Bir gece, Azrail gibi giyinmiş, eline orak almış, yüzüne poşet geçirmiş biri girdi içeriye. Siyah pelerinli filan."
farmazontr
2 dakikada oku

Bir yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.